10 sonuç gösteriliyor

ADEM İLE HAVVA’NIN GÖBEK ÇUKURLARI VAR MIYDI?

Günümüzde birçok zararlı ve yıkıcı, gerçeği gizleyen bilimsel(!) sahtekârlıkları ortaya çıkaran eğlenceli ve aydınlatıcı bir eser: Göktaşları yeryüzüne yağarak bize anlatıldığı gibi yaşamı yok edecekler mi? Yumurtalar yalnızca baharın ilk günü mü dik durabilirler? Kendi çişini içmek hastalıkları iyileştirir mi? Martin Gardner’in bu kitabı; Rüya Terapisi ve Yeni Çağ (New Age) psikolojisinin, Scientoloji ve dinsel köktencilik, Refleksoloji, çiş terapisi ve benzeri diğer “alternatif” tıbbın öğretilerini araştırıyor.

ARAF’TA KALANLAR

İnsanoğlu var olduğundan beri devamlı tanrıyı aramış, bulamayınca da onu var kılmaya çalışmıştır. Bunun nedeni; ölümle gelen yok oluşu kabullenememe olduğu kadar, doğa karşısında kendisini koruyacak bir varlığa duyduğu gereksinimdir. Bu gereksinim onu tarihin her döneminde sürekli motive etmiş, ölüme alternatif fikirler üretmesine yol açmış ve neticede de ortaya birbiriyle eklemli farklı inanç ekolleri çıkmıştır.

Tanrı İnançlı Olanları Değil, İyi Olanları Yanına Alır…

BİR ÖTESİ OLMAYAN KURAM DÜŞLERİ

Nobel Fizik Ödülü sahibi yazar bu kitabında; fiziğin sınır boylarında yapılan çalışmaların altında yatan ana fikirlere değinmektedir. Ama bu bir fizik ders kitabı olmayıp, okuyucu burada ayrı ayrı parçacıklar, kuvvetler, simetriler ve sicimlere ilişkin düzenli bölümlerle karşılaşmayacak. Bunun yerine, modern fiziğin kavramlarını, bir ötesi olmayan kuramla ne demek istediğini ve bunu nasıl bulacağımız tartışmasını işlemiştir.

ÇİFT BEYİNLİ İNSAN

Beyin Asimetrisi (Sol ve sağ yarıküre bölgelerinin eşit olmama hali)

Bir örgüt psikolojisi araştırması: Üniversite öğrencileri üzerinde gerçekleştirilen, derinlemesine bir araştırma. Kitap, değişik alanda çalışmalar yapan araştırmacılara katkı sağlayacak yardımcı bir kitap olarak kabul edilebilir. Okura ise, 21.yüzyılda beyin araştırmalarında, yeni açılım ve perspektifler konusunda bilgi ve fikir sahibi olmak ve beyin-davranış ilişkisi konusunda iyi bir kitap olduğunu söyleyebiliriz.

EVRENİ DOKUYAN İPLİKLER

21.yy bilimkurgu ve gerçeklik arasındaki sınırların ortadan kalkmasına neden olan yepyeni bir fizik anlayışının doğumuna şahit oldu. Bu kuram; galaksilerden yıldızlara, gezegenlere ve biz insanlara kadar, etrafımızda gördüğümüz her şeyi meydana getiren temel yapıtaşlarının atomlar yerine, farklı motifler çizerek titreşen, birbirinin tıpatıp aynı sicimlerden oluştuğunu ortaya koyuyor.

Süpersicim Kuramı size, bugüne dek fiziğin tarif ettiği en zengin, göz alıcı ve inanılmaz varoluş hikayesini anlatıyor.  

HAREZMİ’DEN CAHİT ARF’A

“Bir ülkeyi ele geçirenler o coğrafyaya dilleriyle yerleşirler. Dilini kaybetmeye başlayan toplumlar, zamanla kimliklerini ve özgürlüklerini kaybederek kolaylıkla erir giderler. İnsanlar isimlerini bile egemen gücün isimleriyle yavaş yavaş değiştirirler” diyor Ferit Dinçer. Bu kitabında; bilimin doğduğu coğrafyaları, Orta Doğu’ya göçünü ve buradan Batı Avrupa’ya geçişini, Türklerin tarihi gelişimi içinde, komşularıyla beraber yaşamlarını ve bilime katkılarını inceliyor.

İNSAN EVRİMİNE YOLCULUK

İnsanın başı dik olarak çıktığı evrim yolculuğunda, geçirdiği aşamaları; onu insan yapan beyninin oluşumu, işlevi, usu, bilinci, belleği, dili, yetileri ve kültürel gelişiminde görmek olanaklı. İnsan nedir? Nereden gelip nereye gidiyor? Diye sorarak düşünmeye başlarsanız, belleğinize yeterince iş çıkardınız demektir. Dr. Vural Yiğit, “Evrimin Öyküsü”nden sonra bizleri, ‘insanın evriminde yolculuk’ yaptırarak, evrimsel geçmişimizi ve geleceğimizi sorguluyor.

MATEMATİK VE ÖĞRETİMİ

İyi bir öğretim için dersteki matematiksel çıkarımları anlamak da yetmez. Öğrencilerin kendilerinin matematiğin çalışma yöntemine uygun olarak mantıksal çıkarım zincirlemelerini düşünebilmeleri gerekir. Amaç, yaratıcı güçler yetiştirmek ve matematik öğretimi aracılığıyla onlarda düşünsel ve davranışsal değişiklikler oluşturmaktır. Matematik, kuramsal ve genel oluşuyla bilimlerin bulgularından yararlanarak evreni kavrama çabası içinde bulunan Felsefeye yakındır.

ÖNCE ACIKTIM SONRA AĞLADIM

“Anne karnındaki bebeğin gelişimine yalnızca fizyolojik ve biyolojik açıdan bakmak büyük bir yanlışlık olur. Oluşumu sırasında dölüt ile anne-baba arasında, duygusal olduğu kadar iletişimsel bir bağ kurulur. Bu etkileşim o kadar güçlüdür ki belki de insan yaşamının en özgün, en karmaşık, en anlamlı olayı budur.”

Dr. Vural Yiğt, insanoğlunun anne karnında yaşanan 40 hafta içindeki dünyaya geliş sürecini, tüm insanlık evrimini de kapsayacak şekilde, şiirsel bir dil ile anlatıyor.

YÜZ DEFA ÖLEN ADAM

Bilim Tarihinden İnsan Manzaraları

“İlk anlatacağım öykü bir Yunan trajedyası gibi… Bu öyküde her şey var: Bilim adamının nasıl kolayca kandırılabildiği… Bilimin uluslararası olduğuna inanmayanların ve politikacılar ile silahlı güç sahiplerinin hiçbir insancıl düşünce gözetmeden ne büyük yıkımlara yol açabilecekleri… Tarih sayfalarında melek veya şeytan olarak yer alanların her zaman görünürdeki kişiler olmadığı… Babalarının itibarını geri kazanmak için çabalayan çocukları…” Bekir Karaoğlu